Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Reuters'a verdiği röportajda Türkiye ekonomisiyle ilgili geniş kapsamlı bir değerlendirmede bulundu.
Şimşek, uygulanan program sayesinde dış kırılganlıkların önemli ölçüde azaldığını, şoklara karşı dayanıklılığın arttığını ve makro-finansal istikrarın güçlendiğini söyledi. Çoklu ve ardışık şoklara rağmen programın başarısını kanıtladığını belirten Şimşek, artık kalıcı ve sürdürülebilir yüksek büyüme için sağlam bir zeminin olduğunu ve Türkiye ekonomisinin pozitif bir döngüye girdiğini ifade etti.
Ekonominin 2025'in ilk çeyreğinde %2 oranında ılımlı bir büyüme gösterdiğini kaydeden Şimşek, bu dönemde yıllık bazda özel tüketimin yavaşladığını ancak toplam yatırımların büyümeye olumlu katkı sunduğunu aktardı. Hizmetler ve inşaat sektörleri güçlü seyrini korurken, sanayi üretimindeki daralmanın büyük ölçüde çalışma günü eksikliğinden kaynaklandığını açıkladı. Çeyreklik bazda ise sıkı finansal koşulların etkisiyle yurt içi talebin zayıfladığını ve dış denge tarafında iyileşme gözlendiğini belirtti.
Yılın ikinci çeyreğinde, sanayi ve hizmet üretiminin yatay bir seyir izlediğini; perakende satış hacmi ve kartla yapılan harcamalar gibi talep göstergelerinin beklentilerin altında bir performans sergilediğini ifade eden Şimşek, bu doğrultuda çıktı açığının ikinci çeyrek itibarıyla negatif bölgede kalmaya devam etmesini ve yıl sonunda da bu görünümün korunmasını beklediklerini söyledi.
2025 yılı genelinde büyümenin Orta Vadeli Program (OVP) hedefinin biraz altında gerçekleşeceğini öngören Şimşek, bu durumun ekonomide sert bir inişten ziyade geçici bir yavaşlamaya işaret ettiğini belirtti.
Şimşek, kısa vadede büyümede yaşanan geçici yavaşlamaya rağmen, orta ve uzun vadede büyüme ile enflasyon arasında bir ödünleşme olmadığını özellikle vurguladı. Fiyat istikrarının sürdürülebilir yüksek büyümenin ön koşulu olduğunu ifade etti.
Geçmiş dönem performansının bu durumu açıkça ortaya koyduğunu belirten Şimşek, 1993-2002 döneminde ortalama enflasyon %71.8 iken büyümenin %3.1 olduğunu, 2003-2012 döneminde enflasyonun %9.3'e düşmesiyle büyümenin %5.7'ye yükseldiğini, 2013-2024 döneminde ise ortalama enflasyonun %25.1'e yükselmesiyle büyüme oranının %5.1'e gerilediğini örneklerle açıkladı.
Yıl sonu enflasyon tahminini koruduklarını, dezenflasyon süreci için gerekli koşulların büyük ölçüde devrede olduğunu söyledi. Haziran 2024'te başlayan dezenflasyon sürecinin 14 aydır kesintisiz devam ettiğini ve Temmuz'da yıllık enflasyonun 44 ayın en düşük seviyesi olan %33.5'e gerilediğini belirtti. Gıda enflasyonunun %28'e, temel mal enflasyonunun %20.7'ye düştüğünü; hizmet enflasyonunun ise üç yılı aşkın bir sürenin ardından ilk defa %50'nin altına indiğini ifade etti. Çekirdek enflasyon göstergelerinin, yıllık bazda tüm alt kalemlerde gerileme kaydederken, üretici fiyatlarındaki aylık artışın yıl başından bu yana en düşük seviyede gerçekleştiğini ekledi. Tüm bu gelişmelerin, dezenflasyon sürecinin hem kapsamlı hem de kalıcı nitelikte ilerlediğini teyit ettiğini söyledi.
Hizmet enflasyonundaki katılıkların azalması, enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve maliye politikasının artan eşgüdümünün dezenflasyon sürecine destek verdiğini söyledi.
Dışsal riskler bakımından ise mevcut tablonun daha temkinli bir iyimserliğe işaret ettiğini belirtti.
Küresel ticaretten kaynaklanan risklerin son dönemde azaldığını, ABD tarafından uygulanan tarifeler bağlamında ana ticaret ortaklarının ikili anlaşmalarının ve uyguladıkları gümrük rejimlerinin hem fırsatlar hem de bazı zorluklar doğurabileceğini söyledi. Türkiye'nin, ABD'nin 31 Temmuz 2025 tarihli Kararnamesinde en düşük tarife uygulanan ülkeler arasında yer aldığını belirten Şimşek, bu durumun Türkiye için başta Asya ve Latin Amerika ülkeleri olmak üzere çok sayıda ülkeye kıyasla önemli bir avantaj yaratabileceğini vurguladı.
Jeopolitik gelişmelerin emtia fiyatları üzerinden enflasyona olan yansımalarını yakından takip ettiklerini belirtti. Özellikle petrol fiyatlarındaki oynaklığın belirleyici bir unsur olarak öne çıktığını söyledi. Haziran ayında artan petrol fiyatlarının yurt içi akaryakıt ve ulaştırma hizmetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğunu, Temmuz'da ise fiyatların kısmen gerilemesiyle bu baskının daha sınırlı kaldığını ifade etti. Ancak kısa vadeli gevşemeye rağmen, petrolün yaklaşık 70 dolar civarında oluşan yeni denge seviyesinin jeopolitik gerilimler öncesine kıyasla daha yüksek bir düzeyde bulunduğunu ve bu durumun enflasyon açısından yukarı yönlü risklerin halen canlı olduğunu gösterdiğini belirtti.
Mevcut göstergeler ve görünümün, yıl sonunda enflasyonun Merkez Bankası'nın tahmin aralığı içinde kalacağına işaret ettiğini söyledi.
Dezenflasyonun öngörülen rota doğrultusunda ilerlediğini, onlar için önemli olanın bu iyileşmenin kalıcı ve istikrarlı olması olduğunu dile getirdi.
Para politikasının, talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyona güçlü destek sağlarken, maliye politikasının artan eşgüdümünün de bu çabayı tamamladığını söyledi. Gelirler politikasının enflasyon hedefleriyle uyumlu yürütülmesi ve gıda, konut ve enerji alanlarında arz yönlü politikaların da katkısıyla 2026 yılında enflasyonun %20'nin altına ineceğini öngördüklerini belirtti.
Beklentilerdeki iyileşme ve enflasyondaki katılıkların azalmasının, kararlı duruşlarının sonuçlarını yansıttığını ifade etti. Örneğin, piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin Ekim 2023'te %45 iken, Temmuz 2025'te %23'e gerilediğini açıkladı. 2026 yıl sonuna ilişkin piyasa beklentisinin ise %20 düzeyinde olduğunu ve bu rakamın bir ortalamayı yansıttığını, %20'nin altını bekleyen katılımcıların sayısının da arttığını söylediklerini aktardı.
Petrol fiyatları, dış ticaret tarifeleri ve işlenmemiş gıda gibi unsurların yukarı yönlü sınırlı riskler oluşturduğunu ancak olası şoklara karşı gerekli adımları atarak dezenflasyonun kesintiye uğramasını önleyeceklerini söyledi.
2027 yılında tek haneli enflasyona ulaşmayı hedeflediklerini belirten Şimşek, bu hedefin para, maliye, gelirler ve arz yönlü politikaların eşgüdümü ile gerçekleştirileceğini söyledi.
Uyguladıkları programın zorluklar karşısında kendini ispat ettiğini ve son beş ayda yurt içinde ve yurt dışında yaşanan dalgalanmalara rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü bir sınav verdiğini söyledi. Bahar aylarında finansal piyasalarda yaşanan hareketlilik karşısında tüm ilgili kurumlarla eşgüdüm içinde hızlı ve etkili adımlar atarak süreci başarıyla yönettiklerini belirtti.
Bu süreçte temel önceliklerinin programı korumak olduğunu ifade eden Şimşek, piyasa dostu ve kural bazlı politika ve uygulamalarla güveni pekiştirdiklerini söyledi. Böylece finansal piyasalarda istikrarın hızla sağlandığını ve dengelerin kısa sürede yeniden kurulduğunu ekledi.
Brüt uluslararası rezervlerin Mayıs başından bu yana 33 milyar doların üzerinde artarak 171.8 milyar dolara yükseldiğini söyledi. Göreve geldiği tarihten bu yana ise brüt rezervlerde toplamda 73.4 milyar dolar, swap hariç net rezervlerde ise 107.2 milyar dolarlık bir artış kaydedildiğini belirtti.
Kur korumalı mevduata (KKM) sağlanan avantajları kademeli olarak sonlandırdıklarını ifade etti. KKM'den çıkış stratejisi ve sıkı para politikası sayesinde KKM bakiyesinin istikrarlı bir şekilde gerilediğini söyledi. Ağustos 2023'te 3.4 trilyon TL olan KKM stokunun 489.2 milyar TL'ye gerilediğini ve KKM'nin toplam mevduat içindeki payının da %26.2'den %2.1'e kadar düştüğünü belirtti.
Finansal göstergelerde de kayda değer iyileşmeler sağladıklarını söyledi. Mart ayında %24.4'e yükselen bir aylık opsiyonların ima ettiği kur oynaklığının, Temmuz sonunda %8.9'a gerilediğini ve gelişmekte olan ülke ortalamasına yeniden ulaştığını açıkladı.
Nisan ayında 380 baz puana kadar yükselen CDS priminin 280 baz puan seviyelerine gerilediğini belirtti.
Aynı şekilde, Nisan ayında yaklaşık %49'a yükselen 2 yıllık gösterge tahvil faizinin %40 seviyesine düştüğünü söyledi. 25 Temmuz'da Moody's tarafından kredi notunun artırılmasının, içeride ve dışarıda yaşanan belirsizliklere rağmen programı başarıyla yürüttüklerinin ve ekonominin dayanıklılığının uluslararası ölçekte teyit edildiğinin bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Cari açıkta, geçici etkilerin ötesine geçen yapısal bir iyileşme olduğunu söyledi.
2003–2022 döneminde cari açığın milli gelire oranının ortalama %3.7 seviyesinde olduğunu, 2023 yılında cari açığın %3.5 olduğunu ancak net altın ithalatının %2.3'e yükseldiğini belirtti. 2024 yılında uygulanan politikalar sayesinde cari açığın milli gelire oranla %0.8'e düştüğünü ve altın hariç cari fazla verildiğini ifade etti. 2025'te ise Orta Vadeli Program hedeflerinin altında bir cari açıkla ve yine altın hariç fazla ile yılı tamamlamayı öngördüklerini belirtti.
Reform gündemlerinin merkezinde verimliliğin olduğunu söyleyen Şimşek, sanayide dönüşüm, yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm alanlarında somut adımlar attıklarını belirtti. Önümüzdeki dönemde bu reformların etkilerinin daha görünür hale geleceği bir sürece girildiğini ifade etti. Amaçlarının küresel değer zincirlerinde daha üst sıralarda konumlanan, orta vadede cari fazla veren ve sürdürülebilirliği esas alan güçlü bir ekonomik yapı inşa etmek olduğunu söyledi.
Sanayi politikalarında stratejik ve yüksek katma değerli üretimi öne çıkardıklarını söyledi.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) programıyla, Türkiye'yi ileri taşıyacak ve dış açık verilen 284 stratejik ürünün belirlendiğini söyledi. Bu alanlarda üretim yapacak firmalara toplam 500 milyar TL'lik uzun vadeli, düşük maliyetli kredi sağlandığını belirten Şimşek, yeni düzenleme kapsamında 17 şirketin toplam 120 milyar TL'lik yatırım sürecine başladığını açıkladı.
Hit-30 Programı ile yüksek teknoloji yatırımlarına destek verdiklerini ifade etti. 2030'a kadar sekiz öncelikli alanda toplam 30 milyar dolarlık kaynak ayrıldığını, ilk çağrının yeşil teknolojiler alanında açıldığını ve bu kapsamda beş şirketin 2.6 milyar dolarlık yatırım taahhüdü verdiğini belirtti. Elektrikli araçlar, batarya ve çip odaklı çağrıda ise iki şirketin toplam 2 milyar dolarlık yatırım taahhüdünde bulunduğunu söyledi. Program kapsamında önümüzdeki dönemde veri merkezleri, biyoteknoloji, endüstriyel robotlar ve yeşil hidrojen gibi stratejik alanlarda da yeni çağrılar açılacağını ekledi.
Yeni Yatırım Teşvik Sistemi'nin bu sene devreye alındığını söyledi. Seçici ve odaklı bir yaklaşımla, üretken sektörlerde yatırımları artırmayı, bölgesel kalkınmayı hızlandırmayı ve stratejik önceliklere uygun yatırımları teşvik etmeyi amaçladıklarını belirtti.
Yeşil dönüşümü yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir gereklilik olarak gördüklerini söyledi. Bu anlayışla yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırdıklarını, enerji verimliliğini artırdıklarını ve düşük karbonlu üretimi teşvik ettiklerini ifade etti. Haziran itibarıyla yenilenebilir enerjinin kurulu kapasitedeki payının %61, elektrik üretimindeki payının ise %52 olarak gerçekleştiğini belirtti. Bu alandaki ivmeyi daha da güçlendirecek reform paketinin kısa süre önce Meclis'ten geçtiğini ve bu adımlarla hem enerji ithalatını azaltacaklarını hem de Türkiye'nin küresel rekabet gücünü kalıcı biçimde artıracaklarını söyledi.
Dijital altyapının güçlendirilmesi, veri temelli ekonominin büyütülmesi ve teknolojik bağımsızlığın sağlanmasının da temel öncelikleri arasında olduğunu belirtti. Bu doğrultuda fiber altyapının genişletilmesi ve 5G+ yatırımlarının hızlandırılması, Türk Telekom imtiyaz sözleşmesinin tamamlanması, büyük veri merkezlerinin kurulması, ulusal GPS sisteminin geliştirilmesi, nükleer enerji yatırımlarının artırılması ve büyük dil modeli tabanlı uygulamaların desteklenmesi gibi konulara yoğunlaştıklarını söyledi.
Vergide adaleti güçlendirdiklerini söyledi ve bu amaçla son iki yılda kapsamlı ve etkili düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirtti.
Bu çerçevede, kurumlar vergisi genel oranını 5 puan artırdıklarını, finansal kuruluşlar ve Kamu-Özel İşbirliği (YİD) projeleri için kurumlar vergisi oranını %30'a yükselttiklerini açıkladı.
Çok uluslu şirketler için %15 oranında küresel asgari kurumlar vergisini uygulamaya koyduklarını ve yurt içi şirketler için de %10 asgari kurumlar vergisi uygulaması başlattıklarını belirtti.
Mayıs 2024 itibarıyla, daha önce sıfır olan mevduat faizleri ve yatırım fonu gelirleri üzerindeki vergi oranlarını kademeli olarak artırdıklarını söyledi.
Kur korumalı mevduat kazançlarına vergi getirdiklerini ifade eden Şimşek, gerçek kişilerde 2024'ten bu yana kademeli artış olurken, kurumlar vergisi istisnasını kaldırdıklarını belirtti.
İştirak hissesi satış kazancı istisnasını %75'ten %50'ye düşürdüklerini, kâr payı stopaj oranını %10'dan %15'e çıkardıklarını ve yatırım fonu ve ortaklıklarının gayrimenkul kazanç istisnasına %50 kâr dağıtım şartı getirdiklerini söyledi.
Kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin en önemli önceliklerinden biri olduğunu vurgulayan Şimşek, kayıt dışılığın hem vergi kaybına hem de haksız rekabete yol açtığını ve bu nedenle denetimleri artırarak daha etkin hale getirdiklerini belirtti. Gelir beyanında bulunmayan mükellefleri tespit edip gerekli incelemeleri yaptıklarını söyledi.
Çok büyük ve dinamik bir veri tabanlarının olduğunu ifade eden Şimşek, bu verilerin hem mükellef beyanlarından hem de kamu kurumları ve finans kuruluşlarından elde edildiğini söyledi. Yapay zeka destekli analizlerle çapraz kontroller yaparak riskli mükellefleri tespit ettiklerini ve ekiplerinin bu analizlere dayanarak ülke genelinde yaygın ve yoğun saha denetimleri yürüttüğünü belirtti. Vergi denetimlerinde sonuç aldıklarını da ekledi.
2024 yılında sadece Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 2 milyon 319 bin yoklama ve 1.125 milyon denetim gerçekleştirildiğini, bu denetimlerde 32.255 kayıt dışı mükellefin tespit edildiğini söyledi. 2025'in ilk 6 ayında ise 1.211 milyon yoklama ve 777.000 denetim yapıldığını ve yaklaşık 13.000 kayıt dışı mükellefin tespit edildiğini açıkladı.
Maksatlarının daha çok ceza kesmek değil, vergi bilincini yerleştirmek ve gönüllü uyumu teşvik etmek olduğunu söyleyen Şimşek, bu ülkede kazanan herkesin kazancını beyan etmesini ve vergisini ödemesini sağlamayı hedeflediklerini belirtti. Tüm çabalarının etkisini rakamların net biçimde gösterdiğini ve beyanname sayılarında ve beyan edilen gelirlerde artış gördüklerini söyledi.
2025'te kira, ücret, menkul sermaye iradı ve diğer gelirler için verilen beyanname sayısının 2 milyon 248 bine ulaştığını, 473 bin kişinin ilk kez beyanname verdiğini açıkladı. Bu sayede beyanname sayısının %24, matrahın %115, hesaplanan verginin ise %111 arttığını belirtti. Toplamda bu beyannamelerle 857.6 milyar TL matrah ve 267.3 milyar TL vergi beyan edildiğini söyledi.
Ticari, zirai ve serbest meslek kazançları için ise 2 milyon 747 bin beyanname verildiğini söyledi.
Bu beyannameler ile yıllık %90 artışla 512.9 milyar TL matrah ve %90 artışla 143.7 milyar TL vergi beyan edildiğini ve toplam beyanname sayısının 5 milyonu aştığını belirtti.
Bu verilerin, kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yürütülen çalışmaların etkili sonuçlar verdiğini ve vergide adaletin güçlendiğini açıkça ortaya koyduğunu söyledi.
Enflasyon muhasebesi ve büyümedeki yavaşlama nedeniyle bütçenin gelir tarafında Orta Vadeli Program'a kıyasla aşağı yönlü bir sapma öngördüklerini söyledi. Ancak harcama tarafında bir sapma beklemediklerini ve harcama disiplinine sıkı sıkıya bağlı olduklarını belirtti.
2025 yılı Ocak–Haziran döneminde bütçe gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre %46.1 artarak 5.6 trilyon TL'ye ulaştığını ve yılın ilk yarısında, yıl sonu bütçe hedefinin %43.7'sinin gerçekleştiğini açıkladı.
Vergi gelirlerinin ise aynı dönemde %48.5 artarak yaklaşık 4.8 trilyon TL olduğunu ve yıl sonu vergi geliri hedefinin %42.8'inin karşılandığını söyledi.
İthalattaki artışın varsayımlarının altında kalmasıyla dış ticaret kaynaklı vergi gelirlerinin yılın ilk yarısında %17.2'lik sınırlı bir artışla 757.1 milyar TL seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Buna karşın, dış ticaret hariç vergi gelirlerinin %55 artışla 3.86 trilyon TL olduğunu ekledi.
Vergi gelirlerini artırmak için kayıt dışılıkla etkin mücadele ettiklerini, gönüllü uyumu teşvik ettiklerini ve tahsilat performansını güçlendirdiklerini söyledi.
Orta Vadeli Program'da 2025 yılı için bütçe açığının milli gelire oranını %3.1 olarak öngördüklerini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından yayımlanan 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri ve Beklentiler Raporu'na göre, yıl sonunda bu oranın %3.9 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini söyledi. Bu sapmanın temel nedeninin vergi gelirlerindeki zayıf performanstan kaynaklandığını ve nominal milli gelirin seyrine bağlı olarak, bütçe açığında bu oranın bir miktar üzerine çıkılmasının da mümkün olduğunu belirtti.
Ancak bütçenin harcama tarafında mali disiplinden en küçük bir sapmaya dahi izin vermediklerini ve vermeyeceklerini vurguladı. 2025 Bütçe Kanunu'nda belirlenen nominal harcama tavanının kendileri için mutlak bir sınır olduğunu ve bu sınırın aşılmasına kesinlikle müsamaha göstermeyeceklerini söyledi. Faiz dışı bütçe harcamalarında tıpkı geçen sene olduğu gibi, bütçe tavanının altında kalacaklarını belirtti.
Yabancı yatırımcıların Devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) içindeki payının 2003-2025 ortalamasının yaklaşık %11.9 olduğunu, göreve başladıkları 2023 yılı Mayıs ayında bu oranın %0.55 ile tarihi düşük seviyede olduğunu söyledi.
Uygulanan politikaların etkisi ve Türkiye'ye artan güvenle yabancı yatırımcının Devlet tahvillerine olan ilgisinin yeniden arttığını gördüklerini belirtti. Yabancı yatırımcı payının Temmuz sonunda yaklaşık %7'ye ulaştığını ve risk algısındaki iyileşmeyle birlikte, yabancı yatırımcı payının orta ve uzun vadede yeniden artış göstermesini öngördüklerini söyledi.
Kalkınma odaklı projeler için uluslararası finans kuruluşlarından uygun koşullarda dış finansman sağladıklarını belirtti. 2023 ve 2024 yıllarında toplam 17.4 milyar dolar, 2025 yılı için ise şimdiye kadar yaklaşık 7 milyar dolar kaynak temin ettiklerini açıkladı.
Önceliklerinin kamu ve özel sektör için uzun vadeli, düşük maliyetli kaynaklara erişimi artırmak olduğunu söyledi. Uluslararası kuruluşların programlarına olan güveninin her geçen gün daha da arttığını ifade etti. Bunun en somut göstergesinin Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nda (EBRD) en büyük portföye sahip ülke olmaları olduğunu ve Dünya Bankası ve Asya Altyapı Yatırım Bankası'nda (AIIB) da ilk üçte yer aldıklarını ekledi.
Dünya Bankası, İslam Kalkınma Bankası ve AIIB ile orta vadeli iş birliği çerçevelerini oluşturduklarını ve diğer kuruluşların katkısıyla birlikte önümüzdeki üç yılda toplamda 40 milyar doların üzerinde dış finansman sağlamayı hedeflediklerini belirtti.
Bu güçlü kaynak girişinin; üretimi, ihracatı, istihdamı, yeşil ve dijital dönüşümü desteklediğini söyledi. Tarım, sulama ve enerji altyapılarının modernize edildiğini; raylı sistem yatırımları ve liman bağlantılarının önceliklendirildiğini belirtti. Sanayide karbon ayak izinin azaltılmasına, sağlıkta hizmet kapasitesinin artırılmasına ve eğitimde dijitalleşme ile afet dayanıklılığına odaklandıklarını söyledi.
Afet yönetimine de ayrı bir parantez açan Şimşek, 2023 depremlerinin ardından afet bölgesi için şimdiye kadar toplam 6.7 milyar dolar dış finansman sağlandığını ve bu kaynakların; sağlık ve eğitim altyapısı, su ve kanalizasyon sistemlerinin yenilenmesi ve reel sektörün desteklenmesi için kullanıldığını açıkladı.
HY RADYO DİNLE
HY TV İZLE

Yazar Emine Sevgi Özdamar, Almanya'nın En Yüksek...

ODTÜ'de Filistin Temalı "Homeland: Sessizlik ve...

Hak İnisiyatifi Derneği Genel Başkanı Ünsal:...

Denizli'de Sahte Alkol Raporu Operasyonu: Çok Sayıda...

Avrupa Parlamentosu'ndaki toplantıda, Ahıska...
GAZETE MANŞETLERİ
TV'DE BUGÜN
RÜYA TABİRLERİ
BURÇ YORUMLARI
| Altın | Alış | Satış | Fark |
|---|---|---|---|
| Ons | $4.056,33 | $4.056,83 | %1,80 |
| Gram | 5.435,31 | 5.435,90 | %1,76 |
| Gram Has | 5.407,95 | 5.408,54 | %1,76 |
| Çeyrek | 9.201,76 | 9.414,42 | %3,17 |
| Yarım | 18.346,01 | 18.828,84 | %3,17 |
| Tam | 36.807,03 | 37.542,52 | %3,17 |
| Cumhuriyet | 38.135,00 | 38.711,00 | %3,74 |
| Ata | 37.957,25 | 38.924,45 | %3,17 |
| 14 Ayar | 3.278,13 | 3.282,09 | %3,17 |
| 18 Ayar | 4.198,30 | 4.203,38 | %3,17 |
| 22 Ayar | 5.245,00 | 5.251,35 | %3,17 |
| İkibuçuk | 92.017,58 | 93.510,81 | %3,17 |
| Beşli | 186.335,61 | 190.015,82 | %3,17 |
| Gremse | 92.017,58 | 94.144,20 | %3,17 |
| Reşat | 37.957,25 | 38.924,45 | %3,17 |
| Hamit | 37.957,25 | 38.924,45 | %3,17 |
| Gümüş | 66,12 | 66,17 | %3,13 |
| Platin | 2.235,74 | 2.241,57 | %2,82 |
| Gram Paladyum | 1.935,10 | 1.938,96 | %7,20 |
| Döviz | Alış | Satış | Fark | |
|---|---|---|---|---|
| USD | 41,7040 | 41,7085 | %0,03 | |
| EUR | 48,4313 | 48,4548 | %-0,41 | |
| GBP | 55,8477 | 55,8755 | %-0,15 | |
| CHF | 51,9676 | 51,9926 | %-0,48 | |
| CAD | 29,8736 | 29,8859 | %-0,02 | |
| RUB | 0,5116 | 0,5118 | %0,75 | |
| AED | 11,3539 | 11,3560 | %0,03 | |
| AUD | 27,4371 | 27,4484 | %0,02 | |
| DKK | 6,4807 | 6,4837 | %-0,42 | |
| SEK | 4,4100 | 4,4121 | %-0,51 | |
| NOK | 4,1725 | 4,1751 | %-0,17 | |
| JPY | 0,2729 | 0,2735 | %-0,44 | |
| KWD | 135,7805 | 136,2928 | %-0,06 | |
| ZAR | 2,4311 | 2,4327 | %0,45 | |
| BHD | 110,6412 | 110,6532 | %0,05 | |
| LYD | 7,7016 | 7,7024 | %-0,34 | |
| SAR | 11,1065 | 11,1335 | %0,05 | |
| IQD | 0,0318 | 0,0318 | %0,03 | |
| ILS | 12,7442 | 12,7455 | %0,23 | |
| IRR | 0,0010 | 0,0010 | %0,00 | |
| INR | 0,4697 | 0,4697 | %-0,01 | |
| MXN | 2,2737 | 2,2739 | %0,30 | |
| HUF | 0,1236 | 0,1236 | %-0,11 | |
| NZD | 24,0924 | 24,0950 | %-0,35 | |
| BRL | 7,8058 | 7,8066 | %0,20 | |
| IDR | 0,0025 | 0,0025 | %0,04 | |
| CZK | 1,9854 | 1,9856 | %-0,38 | |
| PLN | 11,3793 | 11,3805 | %-0,42 | |
| RON | 9,4970 | 9,5064 | %-0,31 | |
| CNY | 5,8314 | 5,8328 | %-0,04 | |
| ARS | 0,0292 | 0,0292 | %0,03 | |
| ALL | 0,5002 | 0,5003 | %-0,50 | |
| AZN | 24,5318 | 24,5344 | %0,03 | |
| BAM | 24,8002 | 24,8029 | %-0,09 | |
| CLP | 0,0439 | 0,0439 | %1,05 | |
| COP | 0,0107 | 0,0107 | %-0,35 | |
| CRC | 0,0829 | 0,0829 | %0,03 | |
| DZD | 0,3200 | 0,3201 | %-0,30 | |
| EGP | 0,8771 | 0,8772 | %0,09 | |
| HKD | 5,3594 | 5,3600 | %0,05 | |
| ISK | 0,3423 | 0,3423 | %-0,25 | |
| JOD | 58,8209 | 58,8272 | %0,03 | |
| KRW | 0,0293 | 0,0293 | %-0,52 | |
| KZT | 0,0772 | 0,0772 | %0,26 | |
| LBP | 0,0005 | 0,0005 | %0,22 | |
| LKR | 0,1378 | 0,1378 | %0,00 | |
| MAD | 4,5701 | 4,5705 | %0,00 | |
| MDL | 2,4752 | 2,4754 | %-0,97 | |
| MKD | 0,7866 | 0,7867 | %-0,32 | |
| MYR | 9,8925 | 9,8936 | %0,01 | |
| OMR | 108,4686 | 108,4803 | %0,04 | |
| PEN | 12,1162 | 12,1175 | %0,03 | |
| PHP | 0,7187 | 0,7188 | %0,31 | |
| PKR | 0,1481 | 0,1485 | %0,00 | |
| QAR | 11,4477 | 11,4618 | %0,04 | |
| RSD | 0,4130 | 0,4140 | %-0,31 | |
| SGD | 32,1740 | 32,1775 | %-0,20 | |
| SYP | 0,0032 | 0,0032 | %0,03 | |
| THB | 1,2837 | 1,2839 | %0,07 | |
| TWD | 1,3642 | 1,3644 | %-0,06 | |
| UAH | 1,0057 | 1,0058 | %-0,33 | |
| UYU | 1,0447 | 1,0448 | %0,21 | |
| GEL | 15,3606 | 15,3622 | %-0,52 | |
| TND | 14,2822 | 14,2837 | %0,31 | |
| BGN | 24,7600 | 24,7813 | %-0,32 | |